Menü

14 Ocak 2014 Salı

Kitap, Kırtasiye, Kozmetik, Şarap tavsiyesi, Giyim&Aksesuar Alışverişi^^

Kitap;
Kitaplığımın yeni sakinleri.. Özellikle Küçük Prens'e sahip olduğum için ziyadesiyle mutluyum. Benim için iyi bir kitap alışverişi oldu. Çünkü benim gibi bir Garfield evden çıkmakta oldukça zorlanıyor^^ Çalıştığım okula gelen kitapçı beyefendi inşallah yine gelerek beni evden çıkmaktan kurtaracak^^  Bu beyefendiden aldığım kitaplar:
*Pucca-Ay Hadi İnşallah!
*Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna
*Ahmet Batman-Sabah Uykum
*Debbie Macomber-Çiçeklerimi Rüzgara Verdim
*Antonie de Saint-Exupery-Küçük Prens
Bu kitapların dışında penguen kitabevini gezerken sözlükleri karıştırmaya başlamıştım ki hoop Korece konuşma kılavuzu diye şahane bi kitapla karşılaştım ve tabi ki aldım. Daha sonra başka bir yazıda o kitabı detaylı anlatacağım.

Kırtasiye;
Oldum olası kırtasiye malzemelerine ilgim vardır. Hatta bizler ilk okuldayken, daha çok 90'lar çocukları bilirler, mektup kağıtları ve zarfları koleksiyon yapılırdı.
Tabi ki hatırı sayılır bir koleksiyon benim de vardı. Sonra ne yaptım o kağıtları inanın hatırlamıyorum. Her neyse geçenlerde çıktığım alışverişte tabi ki kırtasiye malzemeleri görünce dayanamadım. Önclikle Gratis'ten harika bi retro defter aldım. Daha sonra Penguen kitabevini dolaşırken aşağıdaki şu iki şirin masking tape'i aldım ve iki tane de mıknatıslı ayraç; biri charlie chaplin'li diğeri sol anahtarlı.


Kozmetik;
Avon/colourtrend blue morph (oje)
Avon/colourtrend vixen (oje)
Gabrini/confetti 23 (altın rengi iri simli oje)
Cildime ergenlik döneminde çok kötülük ettiğim için şimdilerde onun gönlünü almaya çalışmaktan öteye geçemese de cilt bakımım, ben yine de maskelere aşığım diyebilirim. Özellikle Dermokil'in maskeleri bana çok iyi geliyor. Bu yüzden her alışverişe çıktığımda elim maskelere gidiyor sürekli. sanırım ömrümün sonuna kadar kullanacağım bu maskelerden^^ Whatsons'tan aldığım maskelerde bir şey farkettim onu da başka bir yazı da anlatacağım. Çünkü biraz detaylara girmek istiyorum o konu hakkında.
     Bunların yanında artık cilt bakım rutinime yerleşmiş bi temizleyici jel var ki iyi ki onunla tanıştım diyorum. Benim olmazsa olmazlarımdan olan bu jel: Diadermine Yüz yıkama jeli/Peeling etkili sıkılaştırma etkisi+pürüzsüz bir cilt vadediyor. Ne kadar sıkıştırıyor yahur gerçekten pürüzsüz mü yapıyor? bu kısımları tarışılır fakat uzun vadede kullandığınızda cildinizdeki değişimi farkediyorsunuz. Ben cildine gerçek manada kötülük edenlerdenim ve düzelmesi de gerçekten imkansız ama bu jeli kullanmaya başladıktan sonra cildimden eskisi kadar nefret etmiyorum. Bana kokusu hanımeli gibi geliyor ve sabah işe gitmeden önce ve akşam yatmadan önce muhakkak yüzümü bu jelle yıkıyorum. Daha uzun vadede daha da memnun kalacağımı düşünüyorum.
Ben saçlarını uzun zamandır boyayan biriyim ve artık sonunda rengimi buldum diyebilirim. Daha önce Siyah, Açık kumral, Altın sarısı, Tarçın bakır kullanmıştım. açık tenli olduğum için tüm bu renkler bende güzel durmuştu. Hatta Tarçın Bakır saçlarımı spor hocam doğal saçlarım zannetmiş^^ Ama bence sarılar bende daha doğal duruyor. Özellikle aşağıdaki Doğal Sarı/800 tam benim rengim oldu. Rengin bende güzel tutmasının sebebi de sanırım saçlarımdaki yoğun beyazlar yüzünden, bu da dezavantajı avantaja çeviriyor^^

Saçları bu kadar boyayınca ve düzleştiri, fön makinesi artı dış faktörler etkisiyle haliyle saçlar yıpranıyor. Bunun için de saç bakım rutinime yerleşen bir üründen bahsetmek lazım geliyor ki bu ürün Loreal/Elseve-Kırılma Karşıtı onarıcı sıvı saç kremi. Yapısını oldukça fazla beğeniyorum çünkü saçta yağlı bir his bırakmamakla beraber bana yeni yıkanmış saç hissi veriyor^^ zatı halleri de aşağıda göründüğü gibidir.

Kozmetik de son olarak Avon'dan aldığım şahane paketten bahsedeceğim. Paketin içeriğinde üç ürün var. Birincisi Anew clinical/eye lift pro(20 ml göz üstü jeli, göz altı kremi), ikincisi Little black dress (30 ml parfüm), Üçüncüsü Super Shock (maskara). Normalde bu ürünlerin tek tek fiyatları bi hayli tuzluya gelirken bu pakete 22 TL'ye sahip oldum hatta iki paket alıp stokladım. Çünkü 45 tl'lik o göz kremini çok cüz-i bi rakama elde etmiş olacaktım. Bunun yanında yıllardır değişmeyen parfümüm little black dress olduğu için bu fırsatı kaçıramazdım. Rimeller de bonus olmuş oldu^^


Şarap Tavsiyesi^^
     Öncelikle şunu belirteyim ki bendeniz çok şarap kültürü olan biri değilimdir fakat bu zamana kadar deneyimlediğim şarapların içerisinde en çok beğendiğim ve tiksinmeden sek içebildiğim şarap aşağıda gördüğünüz Butik şarap oldu. Sınırlı sayıda üretilmiş bu şarap çelik tanklarda dinlendirilerek yapılmış. Bu şarabın bir çeşidi daha var onun etiketi morlu olan ve yanlış hatırlamıyorsam o meşe tanklarda dinlendirilmiş olarak yazıyordu arkasında. Benim tercihim kırmızı etiketli olandan yana oldu ve gerçekten çok beğendim. öncelikle şişeyi açtığınızda pis bir koku gelmiyor. Pis bir kokudan kastım şişeye hava sıkışır ve şarabın dinlendirildiği yerin kokusu yahut çürümüş üzüm kokusu vesaire şaraba sinen değişik kokularla birlikte şişe açıldığında o koku yayılır ya şarabın tam kokusunu alamazsınız çünkü şaraba da sinmiştir. İşte bunda öyle bir koku yoktu sadece şarabın kendi kokusunu aldım ben. Kokulara takıntılı biri olarak benim ilk testimi başarıyla geçti. Daha sonra tadı önemliydi benim için çünkü acı bir şarap içmek istemiyordum. Bu yüzden daha önce uyguladığımız yöntem olarak gazoz da almıştım yanıma. Ama madem kokusu böyle güzeldi o halde tadı da güzeldir diyerek ilk kadehi sek içtim ve düşündüğüm gibi çıkarak beni ziyadesiyle mutlu etti. İkinci kadehte biraz gazozla denemek istedim fakat şarap adeta gazozu kabul etmedi ve acı bir tadı oldu. Bu yüzden tüm şişeyi afiyetle sek başına içtim^^ Bu arada bir iki kadehle sarhoş filan olmazsınız o yüzden kalbinizin sağlığı için arda bir şarap içmekte fayda var. Bu arada şarabı peynirli doritosla içmek şahane oluyor^^




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder