Menü

9 Mart 2016 Çarşamba

Sarı'm

Merhaba Bugün biraz iç dökmeceli bir yazı olacak. Zira anlatmazsam aşırı şişirilmiş ama patlayamayan bir balon gibi içime sıkıntı verecek olanlar. Sarı oğlum çok hasta. Hem de uzun zamandan beri(imiş).
Allah'm ben nasıl bir anneyim? Nasıl anlamam küçük sarışımın sıkıntısını? 😢 Hastalık önce geçen yaz kendini gösterdi. Kızgınlık dönemi sandım. Kedinin belirtilerini anlattığım 3 veteriner de bana kızgınlık olduğunu söyledi. Bir süre sonra hayvan çişini yapamamaya başladı. Önce kesik kesik sonra komple kesildi. Şiştikçe şişti vücudu. Götürdüğüm ilk veteriner günde iki iğne yaptı oğluma 1 hafta boyunca. Kedi altına kaçırdı bi süre ama yine düzelmedi. Daha sonra sonda denediler. Oldu dediler, açıldı, al bak royal canin s/o üriner sistem rahatsızlıkları maması tekrar oluşmasını engelleyecek. Denedik gerçekten iyi geldi sanki. 6 ay sıkıntı yaşamadık. Daha sonra paketin üzerinde kullanımı 6 ay sonra bırakın yazıyordu. Gittim veterinere bakın paketin üzerinde böyle yazıyor ne yapacağım dedim. Proplan verdiler. Yine de güvenemedim royal caninle yarı yarıya karıstırıp verdim birden mama değişikliği olmasın diye. 1 ay sorun yoktu. 2. Ay birden fenalaşmaya başladı hayvan. Bu kez akıllanmıştım. Ertesi gün koştur koştur başka bir veterinere gittik. Direkt sonda denediler. İçeri bi türlü giremediler tamamen tıkanmış. O an biraz korkmaya başlamıştım ama doktor başka bir veterineri aradı ondan tavsiye aldı. Yurtdışından getirdiği bir ilaç varmış sondayla onu deneyince açılıyormuş. Peki o halde dedim oğlanı veterinere emanet ettim ben işe gittim. Hesapta akşama kadar açılacaktı oğlanın idrar yolu. İşe gittikten 1-2 saat sonra telefon geldi. Hiç bir türlü açamadık acil ameliyata almamız lazım ama hayvanın böbrekleri de çok büyümüş narkozu kaldıramayabilir!! Bunu duyduğum an dünyam başıma yıkıldı sandım. İşten nasıl çıktığımı bilmiyorum. Ben veteriner kliniğine yol alırken oğlumu başka bir hekime götürmüşler İstanbul'da. Gitmeye kalksam gidemem ne elim tutuyor ne ayağım ne de ne tarafa gideceğimi biliyorum. Bir sağa bir sola koştum galiba ne yaptığımı bilmiyorum. O an annem aradı. Annem Sarı'm ölüyor diye hıçkırıklara boğulduğumu hatırlıyorum. Sonra annem beni aldı eve getirdi. Elim sürekli telefonda. Veterineri aradım watsapptan oğlumun resmini atmasını istedim. Narkozlu halinin resmini gönderdi. Ama benim oğlum elimi tutmadan uyuyamaz ki! Sarı'm öylece yatıyor ama bensiz. Tüm ameliyat boyunca gözüm telefonda resmine bakıp sürekli nefes aldığını hayal ederek sürekli ona güzel şeyler söylediğlmi hayal ederek öylece koltuğun tepesine tünedim. Rabbim bu nasıl zor birşeymiş. Sen bütün kullarına merhamet et. Ameliyat blttikten sonra oğlumun uyandığını söylediler ama böbrekleri aşırı büyüdüğü için yine kritik dönemin devam ettiğini söylediler. Rabbim sen bilirsin ama nolursun mutluluğumu tamamına erdir. Oğlum sağlıcakla koşsun gelsin kucağıma. Yine ben yatakta uyurken zıp zıp atlasın kafama. Isırsın ellerimi parmaklarımı.Melike ablası da söz verdi iyileşşin çizimlerinin üzerine çıkıp diliediğince oturmasına yırtmasına izin verecek. Ameliyat sonrası 10 gün böbrek tedavisi için veterinerde kalacak benim Sarı oğlum. Bugün 2. gün ama sanki 2 yıldır evde yok gibi eksiğiz. Ayağımıza dolanan yok, kafamıza atlayan yok, benimle koşturmaca oyna diye evde koşturan yok, tasmasının çıngırak sesi yok.. yok.. yok.. Çok özledim Sarı'm seni. Minicik kollarına her sabah serum takılışını izlemek hiç güzel değil. Vücuduna iğneler battığını görmek hiç güzel değil. Seni neşeli görememek hiç güzel değil. Hadi iyileş de gel şişko, çooo...oook özledik.
Rabbim duy, Rabbim gör, Rabbim bağışla..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder