Menü

27 Haziran 2016 Pazartesi

SIĞ'ıntı

Zihnime öbek öbek hücum eden kalabalıklarımdan kurtulmak niyetindeyim. kalem ve kağıt daha elzem olsa da batının buluşlarından nemalanmak da fena fikir değil. Düşüncelerimin başı yok, sonu yok. Havada askıda durur gibi hatta havanın ta kendisi gibi belleğe hücum ederken beliren başka bir düşünceye geçince belirsizleşen. Nasıl anlatılır yarım kalmış bir düşünceyle, bilmem. 

Aklımın ermediği bir dünyanın içindeyim. Hep sığ kalabalıklar. Baya baya sığ etrafımı çepeçevre sarmış olan bu kuru kalabalıklar. Cehaletin o yanıksı pis kokusu, dedikodunun gırla gittiği boş çene kapları, içinde akıl var demeye bin şahit aradığım kafatasları...

Daha ne kadar sürecek sınavım bilmem. Ben artık sınavlarımda soruları bile göremiyorum. Sadece sabır diyorum. En azından sınav süresi bitene kadar sabır. Belki de benden istenen sadece budur diye. Belki de benden istenen sadece bu kadar olmasını istiyorum diye..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder